Haber Detayı
30 Ocak 2018 - Salı 10:25
 
Hayat ve Umut
Adı gibi SEVGİ DOLU, HAYAT DOLU bir kadın SEVGİ MÜJGAN ÖZÇELİK. 2 çocuk annesi Sevgi, 2010 yılında yakalandığı meme kanseri hastalığını yendi. Hem tedavi sürecinde hem de sonrasında hayata hiç küsmedi O’nun pozitif bakışı hep galip gelmesine neden oldu. Aradan geçen 7 yılın ardından O, şimdi yeniden aynı hastalıkla mücadele etmeye başladı. Hala SEVGİSİNDEN, YAŞAMA SEVİNCİNDEN hiçbir şey kaybetmedi. O’nun bu hikayesi umut ediyoruz ki pek çok kişiye örnek olacak…
ISPARTA GÜNDEM Haberi


 

Günümüzde yoğun yaşam koşulları bize yüreğimizin sesini duymayı unutturur hale geldi. İnsanlara ‘nasılsın?’ demeye korkar olduk. Çünkü alacağımız cevap belli ‘nasıl olsun, koşturup duruyoruz, iş bitmiyor, para yok’ bu cevapları hemen hemen hepimiz dilimize doladık. Ama unuttuklarımızı hatırlatan bir ismi Haber Gazetesi’ne konuk etmeye karar verdik. Adı SEVGİ ÖZÇELİK. 53 yaşında 2 çocuk SAHİBİ ve emekli bir anne. Eşinden yıllar önce yani 2010 yılında yakalandığı hastalık öncesi ayrılmış. O, ailesi yani anne ve babası ile birlikte yaşıyor. O’nu özel kılansa amansız bir hastalıkla dahi mücadele ederken yaşama sevincini asla kaybetmemesi. İşte O’nun ağzından hayat hikayesi:

HASTALIĞIMI DOKTORUM BANA SÖYLEYEMEDİ AMA BEN BİLİYORDUM

“Sevgi Müjgan Özçelik, doğumdan itibaren 1 yaşından bu yana hastanelere aşikar olan bir isim. Sevgi Özçelik, önce çocuk, sonra genç kız, sonra orta yaşlarda kansere yakalanmış bir bayan. Çocukluğumda ayağımdan çok tedavi gördüm. İlk kansere yakalanmam 2010 yılında. Ameliyat oldum. Göğsümden leke geldi, bunun üzerine doktora gittim. Doktor, benim diğer göğsümü inceliyor. Bu doktora inanmadım, başka doktora gittim. Can Yarar’dı doktorum. Biyopsi alınacak ve sonucu söyleyeceğim dedi. Bir hafta sonra biyopsi oldum, sonuçlar geldi ama doktorum bana bir türlü kanser olduğumu söyleyemiyordu. Gözleri hep yerdeydi. Ama ben hasta olduğumu biliyordum. Sonrasında tedavi süreci başladı, göğsüm alındı. Aradan geçen 7 yılın ardından yeniden hastalıkla mücadele etmeye başladım. Kemoterapi aldım, gördüğünüz gibi saçlarım döküldü.

ORTAOKUL ÖĞRETMENİNİ HİÇ UNUTMADI

Hayata bakış açım her zaman doğruya, güzele bir yol olduğunu bana okulda Memiş Kılıçaslan adlı ORTAOKUL öğretmenim öğretti. Ben ayağımdan hep kompleks yaptığım zaman bir gün beni karşısına aldı ve dedi ki; ‘doğruya, güzele her zaman bir yol vardır Sevgi bunu hiçbir zaman unutma’ Bu sözler bana her zaman rehber oldu ve hiç unutmadım.

YAŞAMA SEVİNCİMİ ASLA KAYBETMEDİM

Geçmişle yaşayanlar önlerini göremezler. Doğru beslenme çok önemli. Şu anda ‘ben varsam  arkadaşlarım var, ben varsam çocuklarım var, ben varsam ailem arkamda’ Onu düşündüğüm için yaşama daha sıkı sarılıyorum. Bunu tek başıma yapmam elbette zor. Ama bana ilk dönemlerde olduğu gibi destek veren can ablam Canan Ablam ve arkadaşlarım hep yanımda oldu. Onlar bana hep cesaret verdi, güç verdi hep yanımda oldu. 2011’de kemoterapi  aldığım zaman her sabah kalkar Canan Ablam’ın yanına giderdim, O’nun verdiği enerji, arkadaşlarımın verdiği enerji, yaptığımız geziler çok güzeldi. Mesela Karadeniz gezisini Sümela Manastırı’na çıkışımı hatırlıyorum ama indiğimi hatırlamıyorum. Çünkü kemoterapi alıp gitmiştim oraya. Bana hep güzellikleri yaşattılar, beni mutlu etmek için gayret ettiler hala yanımdalar. Bir başka anımda UMRE ZİYARETİ. 3 yıl önce hiç aklımda yokken umre ziyaretine gidelim dediler. Derneğimizin bu organizasyonuna katılmayı çok istiyordum ama param yoktu. Babam yardım edeceğini söylemişti ama olmadı. Ben de bir bankaya gittim, durumumu anlattım, bir saat içinde param hazırdı o parayı alıp umreye gittim.

EL ELE VERMENİN MUHTEŞEM GÜCÜ

Buradan şunu da söylemek isterim. Hayatta kiminle beraber olduğunuz, dostlarınız çok önemli. Ben bunu çok güzel yaşıyorum. Aile ortamından bile daha büyük sevgiyi El Ele Derneği’nde Canan Ablam’da (Canan Aydın)da gördüm. Bu dernekte her kesimden insanlar var.Nasihat aldığım isimler var. Canan ablamın ne olursa olsun kendisi çok kötü durumda olsa bile hep kelimeler ağzından güzel dökülür, Fatma hocam (Fatma Büyükekşi) çok hasta olsa bile birşeyler yapmak ister, iş yapar, tutuna tutuna dernekte çalışır, Hilal arkadaşımız (Hilal Büyükkırlı) zaten kıpır kıpır, herşeyin üstesinden gelir, İlknur ablam da (İlknur Mırık) öyle O’na birgün takıldım bir daha katılmamaya karar verdim, çünkü ayaklarım ağrıdı, yürüyerek bir yere gittik, 2 gün yattım. Yani bütün arkadaşlarım birbirinden değerli. Buradan derginiz aracılığıyla tekrar hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

BİYOENERJİ TERAPİLERİ BANA İYİ GELDİ

2011’de annem çocuklarla çok ilgilendi. Yemeklerini hazırladı, okula gönderdi ama bu ikinci rahatsızlığımda ben hiç üşenmiyorum. Sabah erken saatlerde kalkıyorum, çocuklarımın kahvaltısını hazırlıyorum. Bunu yapmak bana haz veriyor. Öğle yemeklerini de hazırlıyorum. Bu söylediklerimi  ben 9 ay önce yapamıyordum, ama şimdi yapabiliyorum. Tedavinin yanısıra BİYOENERJİ terapilerine katılıyorum, bu bana iyi geliyor. Kendimi çok iyi hmemi sağlıyor, gözlerimin feri açılıyor.

DOLUNAYLI HAYAT

SEVGİ deyince hayatı kapsayan bir dolunay şeklinde düşünüyorum. O dolunayda herşey var. Ben çok zorluklar yaşadım hala yaşıyorum ama hiç yılmadım, hayata hiç negatif bakmadım. Herkese de bunu tavsiye ediyorum. Hayatımda hiç aklımda yokken emekli oldum, el sanatları ustasıyım. Beklemediğim halde kutsal topraklara gittim, gezmediğim yer kalmadı diyebilirim. Yani hayatı dolu dolu yaşayın, şükredin ve ASLA VE ASLA YILMAYIN, RABBİME GÜVENİN GERİSİ ZATEN GELİYOR.

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Hayat, ve, Umut,
Haber Videosu
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Arşiv
istanbul escort escort istanbul