Haber Detayı
08 Ocak 2018 - Pazartesi 09:01
 
Eczacılar isyanda
Isparta Eczacılar Odası Başkanı Ziya Örmeci, ‘Reçetesiz ilaç halk sağlığını tehlikeye atmak demektir. Reçetesiz ilaca hayır’ dedi.
ISPARTA GÜNDEM Haberi


    Başkan Örmeci: ‘Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından 21 Aralık 2017 tarihinde yapılan kamuoyu duyurusu ile Kurumun bilimsel komisyonlarınca yapılan etken madde bazındaki değerlendirmeler sonucu reçetesiz olarak satılabileceğine karar verilen ilaçlara dair bir ek liste yayınlanmıştır. Söz konusu listede sindirim sistemi ve metabolizma, deri ve cilt hastalıkları, kas-iskelet sistemi, solunum sistemi, sinir sistemi üzerinde etki eden 62 etken maddeyi içeren 241 ilaç bulunmaktadır. Öncelikle ifade etmek gerekir ki; olumlu yöndeki tüm gelişmelere rağmen ülkemizde sağlık sisteminin onca yapısal sorunu varken, reçetesiz ilaç konusunun hangi maksatla gündeme gelmiş olduğunu anlayabilmiş değiliz. Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK)’nun, reçetesiz ilaçlarla ilgili olarak 2 yılı aşkın bir süredir çalışma yaptığı bilinmektedir. Ancak süreç içerisinde yapılan çalışmalar ne Türk Eczacıları Birliği olarak bizimle ne Eczacılık Fakülteleri ile ne de Türk Tabipleri Birliği gibi sağlık meslek örgütleri ile paylaşılmış, ayrıntılı olarak tartışılmış değildir. Bu bağlamda sağlık ve ilaç alanının diğer paydaşlarının bakış açıları dikkate alınmadan, sahadan elde edilen deneyimler bir yana bırakılarak reçetesiz ilaç listenin hazırlanmış olması dolayısıyla sürecin şeffaf ve katılımcı olarak yürütüldüğünü söyleyebilmek güçtür. Bu listeyi hazırlayan bilimsel kurul kimlerden teşekkül etmiştir? Liste hazırlanırken ilaç geri ödemesinde belirleyici olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile ortak bir çalışma yürütülmüş müdür? Bilmiyoruz. TİTCK’nın yayınlamış olduğu listenin hangi bilimsel kriterlere dayanılarak hazırlandığı belirsizdir. Zira listede aynı etken maddeyi içeren ilaçların bazıları reçetesiz statüsüne alınırken bazıları reçeteli statüsünde bırakılmakta; aynı şekilde bir ilacın yüksek doza sahip olanı reçetesiz kategorisine geçirilirken daha düşük dozajı reçeteli olmaya devam etmektedir. Listede çeşitli ilaçlar için belli doz ve yaş sınırlamaları getirilmiş olsa da pratikte bunun uygulanması imkânsızdır. Listede 12, 16 ve 18 yaş altı reçetesiz kullanılmamalıdır ibaresi, eczacı tarafından denetlenemez. Birim doz sınırlaması getirilmiş ilaçlarda, hastaların aynı anda 2 ya da 3 tablet kullanarak, reçeteli ilaç düzeyinde ilaç kullanmayacağını da kimse denetleyemeyeceği gibi, hastalarda nasıl olsa reçetesiz olarak satılan bu ilaçların zararlı olmayacağı algısı oluşabileceği için doz aşımları ve ilaç zehirlenmeleri vakalarında artış olması kaçınılmazdır.

Üstelik listede yer alan etken maddeler için maksimum etken madde ve sınırlı ambalaj miktarı belirlenmiş olsa da; hastanın aynı etken maddeye başka ürün adı altında ulaşmasının ya da birden fazla sayıda kutu satın almasının önünde engel olmayacağı için sınırlı süre kullanımdan bahsetmek söz konusu değildir. Tedavi süresi kısıtlanmış ilaçlar, yine reçetesiz satılabileceği için hastaların bu süreye riayet etmesini beklemek mümkün değildir. İlacı bittikçe yeniden reçetesiz satılan bu ilaçları almaya devam eden hastalarda altta yatan hastalık belirtileri maskelenebilir. Bu durum, ciddi hastalıkların tanısını geciktireceği gibi ilerlemiş hastalıkların tedavisinde kamu zararı da oluşturacaktır. 7 tablet, 10 tablet gibi tablet sınırlaması getirilmiş ilaçlar da, tekrar tekrar reçetesiz alınabileceği gibi, hastaların aynı anda birden fazla sayıda kutu alması ile güvenli süre aşılacak ve yine kamu zararı doğacaktır. Reçetesiz olarak verilebilecek 20 mg’lık formu ile sınırlanan bir ilaçtan iki tablet alındığında, aynı ilacın reçeteli statüsündeki formu olan 40 mg doza erişmek mümkün hale gelecektir. Bu örnekler bilimsel olarak çelişkili bir durumun olduğunu ortaya koymaktadır. Reçetesiz ilaç ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Reçetesiz ilaç, ilaç tüketimini artıracağı gibi kamu ilaç harcamalarının yükselmesine neden olur. İlaç şirketleri kâr amacıyla, kamu da üzerindeki sağlık hizmetleri yükünü hafifletmek için reçetesiz ilaç kullanımı konusunda girişimlerde bulunmaktadır. Bu bağlamda reçetesiz ilaç bilimsel kaygılardan çok ekonomik saikler doğrultusunda gündeme getirilmekte ve teşvik edilmektedir. Sağlık otoritesi, her ne kadar ilaçlar kesinlikle eczane dışına çıkmayacak ve reklamları yapılmayacak dese de dünyadaki gelişmeler bunun aksini göstermektedir. Önce reçeteli/reçetesiz ilaç ayrımı yapılmakta, sonra sırasıyla reçetesiz ilaçların kapsamı genişletilmekte, ilaçlar sosyal güvenlik kurumlarının geri ödeme sisteminin dışına alınmakta, buna bağlı olarak ilaç fiyatlarında büyük oranda artışlar yaşanmakta, ardından reçetesiz ilaçlarda reklam serbestisi getirilmekte, son aşamada reçetesiz ilaçların satışı eczane dışına taşınmaktadır. Reçetesiz ilaç satışı uygulamasının başlaması durumunda ilaç listelerinin nasıl düzenleneceği, fiyatlandırmasının nasıl yapılacağı, reçetesiz ilaç listelerinin genişletilmesi veya daraltılması noktasında yöntemin ne olacağı, yetkili kurulların hangileri olduğu ve karar alma şekillerinin nasıl olacağı, tek bir etken maddenin olduğu ilaçların satışına mı izin verileceği yoksa etken madde kombinasyonlarının da listeye dâhil edilip edilmeyeceği, reçetesiz ürünlerin takibinin İlaç Takip Sistemi (İTS) üzerinden mi yapılacağı, kutu bazında satışa bir sınırlama getirilip getirilmeyeceği, reçetesiz satılacak dozların nasıl hesaplanacağı gibi çok önemli parametreler büyük bir belirsizlik içerisinde bırakılmıştır. İlerleyen zamanlarda listenin genişletilmesi durumunun önüne nasıl geçileceği, ilaçların eczane dışında satışına izin verilmeyeceğinin nasıl güvence altına alınacağı aynı ölçüde belirsizliklerle doludur. Reçetesiz ilaç meselesi aynı zamanda eczacıya hukuki bir sorumluluk yüklemektedir. Eczacının hukuki sorumluluğunun çerçevesi net olarak belirlenmeden reçetesiz ilaç kategorisinde artışa gidilmesi ileride meslektaşlarımız bakımından önemli sorunlar yaratabilecektir. Eczacılar olarak reçetesiz ilaçlar meselesine temel yaklaşımımız daha önce farklı zeminlerde de defalarca ifade ettiğimiz gibi açıktır. Bir düzenleme hayata geçirilirken temel amaç; toplum sağlığının, hasta güvenliğinin, ilaca erişim hakkının ve nitelikli ilaç hizmeti sunumunun korunması ve geliştirilmesi olmak zorundadır. Sağlık okuryazarlığı düşük ve ekonomik kaynakları kısıtlı olan toplumumuz reçetesiz ilaç kategorisinin genişletilmesine hiçbir şekilde hazır değildir. Türkiye’deki ilaç suiistimali ve sağlık okuryazarlığındaki düşüklük dikkate alındığında, reçeteli ve reçetesiz ilaçların aynı anda kullanılması, ilaç kullanımına bağlı zehirlenme ve istenmeyen etkilerin artacağı, hatta ölüm gibi riskleri beraberinde getireceği açıktır.  Reçetesiz statüsüne alınması düşünülen ilaçların hamileler, organ yetmezliği bulunan hastalar, kronik hastalığı bulunan kişiler, pediatrik hastalar gibi duyarlı hasta gruplarında kullanımının ortaya çıkaracağı sakıncalar göz ardı edilmektedir. Nitekim yapılan birçok araştırma ve istatistik, TİTCK listesinde reçetesiz kategorisine geçirilen ağrı kesicilerin bilinçsiz kullanımı ile meydana gelen zehirlenmelerin ülkemizde yüksek oranlarda olduğu görülmektedir. Reçetesiz ilaç olarak aspirinin bile neden olduğu bu tıbbi sonuçlar dramatik ve ağırdır. Örneğin; soğuk algınlığı kırıklık ateşi olan çocuğa Aspirin’in ateş düşürücü olarak verilmesinin çok ciddi riskleri var. Eğer hastalık viral kökenliyse beyinde ciddi hasara neden olabiliyor, “Reye Sendromu” dediğimiz ölümcül olgularla karşılaşabiliyoruz. Astımlı bir hastanın başı ağrıdığında aspirin kullanması astım krizini daha da tetikleyebiliyor. Kan sulandırıcı bir ilaç; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından onaylı OMEGA ilacı ile birlikte kullanıldığında kan aşırı derecede sulanmış olduğundan herhangi bir kaza durumunda müdahale şansı olmayacaktır. Famotidin ve ranitidin etken maddesi içeren mide ilaçlarının uzun süre kullanımı mide-bağırsak sisteminde kanser benzeri bazı ciddi hastalıklarının belirtilerini maskeleyebileceğinden erken teşhis ve tedavisinde gecikmeye neden olabilecektir. Parasetamolün farklı isimli ürünlerin içeriğinde yer alması ve bu sebeple eş zamanlı kullanılması dolayısıyla doz aşımı ve buna bağlı karaciğer hasarı gelişmesine neden olabilir. Karaciğer fonksiyonlarının bozulmuş olduğu ve birden çok ilaçla tedavi altında olan yaşlılarda ve bazı spesifik hastalarda karaciğerde hasar riski artacaktır. Antidepresan kullanan hastanın eş zamanlı olarak alerji ilacı kullanması ancak hekim izni ile olmalıdır. Alerji ilaçları olarak bilinen antihistaminikler dikkat dağıtıcı etkileri nedeniyle dikkat gerektiren araç kullanımı gibi aktivitelerde risk oluşturmaktadır. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Eczacılar, isyanda,
Haber Videosu
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Arşiv
sisli escort kartal escort istanbul escort escort istanbul şişli escort