Haber Detayı
30 Ocak 2018 - Salı 10:26
 
Dünyayı takip EDİYORUZ
Dünyada rahim ağzı kanserinin belirlenmesinde HPV testi ve aşı yöntemine ilişkin önemli gelişmeler yaşanıyor. Aşılar artık, kanseri önlemeye değil iyileştirmeye yönelik hazırlanıyor. Tıp dünyasında çığır açacak bu gelişmelere paralel olarak SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nde de kadın onkolojisi alanında dudak uçuklatan adımlar atılmaya başlandı. Bu çalışmaların lideri Evrim ERDEMOĞLU, çok özel açıklamalar yaptı.
ISPARTA GÜNDEM Haberi


    SDÜ Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Kadın Onkolojisi ABD Öğretim Üyesi Prof. Dr. Evrim Erdemoğlu, kanserler konusunda merak edilen soruları yanıtladı, dünyada ve üniversite hastanesindeki gelişmeleri anlattı.

HPV TESTİ VE ÖNEMİ

Kanser hastalığının teşhis ve tedavisine yönelik dünyada önemli gelişmeler yaşanıyor. Serviks yani rahim ağzı kanseri yönünde, rahim ve yumurtalık kanserinde yenilikler belirlenmekte. Rahim ağzı kanserinde yıllardır uyguladığımız tarama testleri, kadınları kanser olmadan önce kanserin öncü lezyonlarını tanıyıp tedavi edilmesine olanak vermekteydi. Bununla ilgili çok güzel gelişmeler var. Bunlardan biri HPV testi. HPV testi ülkemizde Sağlık Bakanlığı’nın protokolü olarak uygulanmakta. Evlenmiş, özellikle 30 yaşını geçmiş tüm kadınlarda HPV testi yapılarak kanser taraması yapılmakta. HPV virüsü, rahim ağzı kanserinde etken olan bir ajan. Bu ajanın var olup olmadığına bakılarak kanser olup olmadığı öğrenilebiliyor.

HPV’DE YENİ GELİŞMELER

Ayrıca, rahim ağzı kanserlerinde aşılarla bir gelişme var. 2000’li yıllardan sonra geliştirilen aşılar, bu HPV virüsünün 2 ya da 4 tipine karşı korurken, yeni geliştirilen aşılar 9 HPV virüsüne karşı koruyabilmekte artık. Bu aşının Türkiye’de uygulaması henüz başlamadı. Ama yakın zamanda gelecektir diye tahmin ediyorum. Şu an 2’li ve 4’lü aşı mevcut.

KORUYUCU AŞI DÖNEMİNE GEÇİLECEK

Bunun da ötesinde kullanılan aşılar koruyucu nitelikteydi, yani hasta olmadan önce yapılıyor ve rahim ağzı kanserinin gelişmesini engelliyordu. 2010’lu yıllardan sonra geliştirilen aşılarsa tedavi edici nitelikte aşılar bunlar çok enteresan tabi. Yani kanser olmuş bir hastaya aşı yapıyorsunuz ve kanserini iyileştiriyorsunuz. Şu anda çalışmalar mevcut. Fakat bunlar genel pratik kullanıma henüz girmedi.

KETEM VE HASTANELERDE TARAMA YAPILIYOR

Rahim ağzı kanseri taramasına yönelik Sağlık Bakanlığı’nın protokolü doğrultusunda gerek KETEM gerek üniversitede HPV, smear taramaları uygulanıyor.

KANSER VAKALARINDA ARTIŞ MI YAŞANIYOR?

Kaynaklara ulaşım kolaylaştı, böylece tanı alan hasta sayısı artıyor. Öte yandan hastaneye, doktora ulaşım daha rahat. Diğer etken de ömür uzadı. 1800’lü yıllarda ortalama yaşam ömrü 40 iken şimdi 80’lere doğru gitti. Kanserler özellikle ileri yaşlarda ortaya çıktığı için daha sık görülüyor. Bir diğer etken de çevre şartları, hava kirliliği sayılabilir. Teknoloji ilerlerken, bize pek çok imkan sağlarken radyasyon alanının artması, sağlıkla ilgili olumsuz etkenler ortaya çıkarmaya başladı. Mesela çevre kirliliği, kansere yatkın kişilerde kanserin daha erken ortaya çıkmasına neden oluyor.

KANSERE YATKINLIK

Kanser kalıtsal olduğu gibi aile bireylerinde görülmeyebiliyor. Annesinde babasında olmuyor, sadece kansere yatkınlık şeklinde çocuğuna geçiyor. Bu yatkın kişi de kötü çevre ya da başka etkenlere maruz kaldığı zaman daha kolay kanser tetikleniyor ve erken yaşta ortaya çıkıyor.

SDÜ’DE KADIN ONKOLOJİ ALANINDA YAPILAN UYGULAMALAR

Üniversitemizde bir üst dal olarak Jinekolojik Onkoloji olarak çalışıyoruz. Jinekolojik Onkoloji, ülkemizde çok tanınmıyor. Biz branş olarak kadın doğumla çalışıyoruz ama gebe hasta takip etmiyoruz. Sadece kanser ve ameliyatlar üzerinde yoğunlaşıyoruz. Bu yaklaşım, 1960’lardan bu yana Amerika’da uygulanıyor. Branşlaşma, tedavi sonuçlarını olumlu etkiliyor. Kliniğimizde hem kanserlerin taranması ve önlenmesi ile ilgili olanak sağlıyoruz. Rahim ağzı kanseri, rahim kanseri, yumurtalık kanseri, bunlarla ilgili hasta olmadan önce tarama, tedavi ya da ailede yatkınlık varsa bu hastaların yönlendirilmesi, koruyucu tedavilerin planlamasıyla ilgili hizmetleri sağlıyoruz. Hastalık aşamasında ise şu anki en modern en gelişmiş tedavileri uygulama imkanımız var. Kanserlerde kapalı yani laparoskopi yönetimini uyguluyoruz. Bu yöntemde hastalar daha çabuk iyileşerek ışın veya kemoterapiye daha erken başlayarak daha erken sonuçlar elde edebiliyorlar. Bunun dışında hastalarımıza yumurtalık kanserlerinde sıcak kemoterapi uyguluyoruz. Bu yeni bir uygulama. Rahim, yumurtalık kanserlerinde yayılmışsa eğer yani karnın içindeki bütün organları tuttuysa sadece belirli merkezlerde uygulanabilen tedavi imkanını yine üniversitemizde sağlıyoruz. Tümörü karın karından, bütün karın zarını sıyırarak bütün organların üzerinden alarak tedaviye devam etme olanağını sağlıyoruz. Kanserde yine çok nadir yapılan ameliyatları burada yapabiliyoruz. Örneğin, çok kilolu hastalarda karın duvarının da çıkartılarak ameliyatlarının yapılması, karın içinde bütün kadın zarının çıkartılarak sıcak kemoterapi yapılması, ileri rahim ağzı kanseri olan hastalarda ışın tedavisinin belirlenmesi için karın zarı hiç açılmadan kapalı ameliyatla karın zarı dışından bezelerin toplanması işlemlerini yapabiliyoruz. Dünya’da bu amelşyat az yapılan bir ameliyat. İleri evrede ışını karnın alt bölümünden almak yetmiyor, karnın üst kısmı da tedavi sürecine dahil ediliyor. Ki; hastaların yüzde 20’sinde tümör karnın üst kısmına sıçramış olabiliyor. Bizim teknikte karın zarını hiç açmadan, zarın arkasından kapalı ameliyatla bezeleri topluyoruz ve burada tümör olup olmadığını tespit ediyoruz ona göre ışın alıyor ya da almıyor.

TÜP BEBEK TEDAVİSİ KANSERE NEDEN OLUR MU?

İlaçların tam olarak kanser yaptığını söyleyemeyiz. Bilimsel olarak bu doğru değil. Ama şunu biliyoruz kısır olan hastalarda zaten kanser riski artıyor. İlaç kullanmasa da artıyor. Özellikle yumurtalık kanserin bir ara formu borderline dediğimiz artırabilir. Bu tedavilerde zaten kanser riskini artırma çekincesi nedeniyle belirli sayıda yapılıyor. Bu sayıların aşılmaması lazım. Yani bir hasta ömür boyu infertilite yani kısırlık ilacı kullanamaz. Kullanırsa zaten kanser riski artar.

KANSERLİ ORGANIN YERİNE PLASTİK CERRAHİ İLE YENİSİ YAPILIYOR

Çevre illerden ya da büyük şehirlerden gelen hastalarımız oluyor. Bu hastaların çoğu ileri evrede kanserler oluyor. Bu hastalarda birçok organı tutmuş, yayılım göstermiş tümörler görülebiliyor. Tedavide sağ kalımı sağlıyoruz, yani tümörleri birçok organda da olsa tek blok organ şeklinde bunlara müdahale ederek çıkartarak, sonra da hastanın yaşam kalitesini bozmamak için tekrar organı oluşturarak hizmet veriyoruz. Örneğin meme kanserinde göğüs alınmışsa yerine tekrar göğüs yapılabiliyor, idrar torbası alınmışsa yenisi yapılıyor.

YENİ HASTANE İÇİN GÜN SAYILIYOR

Öte yandan SDÜ Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesine ek olarak Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi ilave bina yapımına başlandı. 100 yataklı olacak bu binada kadın onkolojisi alanında daha kapsamlı çalışmalar yapılmasına imkan sağlanacak. 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: Dünyayı, takip, , EDİYORUZ,
Haber Videosu
Yorumlar
Bizim Gazete
Ulusal Gazeteler
Arşiv
Mersin Escort